Travma

Travma, bireyin fiziksel ya da duygusal bütünlüğünü tehdit eden, kontrol duygusunu sarsan ve baş etme kapasitesini aşan yaşantılardır. Deprem, sel gibi doğal afetler; trafik veya iş kazaları, ani kayıplar, yaşamı tehdit eden hastalıklar, çocukluk döneminde yaşanan ihmal veya istismar, fiziksel ya da cinsel saldırı gibi olaylar travmatik deneyimlere örnek olabilir. Bu tür olaylar bireyin güvenlik, kontrol ve aidiyet duygusunu derinden etkileyebilir.
Travma sonrasında kişi yoğun korku, çaresizlik, suçluluk, utanç ya da öfke duyguları yaşayabilir. Uyku bozuklukları, bedensel gerginlik, dikkat dağınıklığı, kabuslar veya olayın tekrar yaşanıyormuş gibi hissedilmesi gibi belirtiler travmanın ruhsal ve bedensel yansımaları arasında yer alır.Travma terapisinde amaç, bireyin yaşadığı olayları güvenli bir terapötik bağlamda yeniden işlemlemesini, olayın yarattığı duygusal yükleri dönüştürmesini ve kendini yeniden güvende hissedebilmesini sağlamaktır.
Terapi süreci, kişinin geçmişte donmuş olan duygularına güvenli biçimde temas etmesine, beden-zihin bütünlüğünü yeniden kurmasına ve içsel dengeyi yeniden kazanmasına yardımcı olur. Bu süreçte kişi, yalnızca travmanın etkilerinden kurtulmakla kalmaz, aynı zamanda yaşamla yeniden bağ kurma ve kendini anlamlandırma kapasitesini de güçlendirir.